• Salçalı ekmek
  • Ekmek üstü kahvaltı
  • Atıştırmalık wasa ekmek üzeri avokado
  • Alanya'da çini seramik
  • Alanya Evreka Cafe

Gül´dennotlar

Eksik Olmak!

Yaşarken eksik olmak!
Sahi nedir “eksik olmak” ?
Kendini bir konuda yetersiz hissetmek mi?
Ya da uzvunun olmaması mı?
Duygularının yokluğu mudur mesela?
Yalnızlığa mahkum olmak bir eksiklik midir?
Annenin, babanın ölmüş olması; onlarsız olmak bizi eksik mi yapar?

Eksik, gereksinim duyduğun bir şeyin olmaması.
Duygularının olmaması, bir kolunun-ayağının olmaması, annenin-babanın olmaması, kardeşinin olmaması eksikliktir ve evet bunların hepsi seni eksik biri yapar.
Ben çok eksiğim.
Canımı en çok acıtan eksikliğim ikiz kardeşim ÖZHAN’ın yokluğu.
En çok özlem duyduğum eksikliğim Annem MELEK.
Yaşayamadığım eksikliğim ise babam CUMAALİ ve ablam DENİZ.

Yaşadığın, sahip olduğun hayata göre “eksik” kavramı anlam değiştiriyor.
O “eksiklik” seni hangi şekliyle bulmuş olursa olsun aslında seni sen yapan şey o. Fiziksel ya da ruhsal fark etmez eksiksin. Yokluğu büyük acı. Tabi acıyı karşılama ve yaşama biçimimiz de bu süreçte evrimleşiyor. Ailenizde birini kaybediyorsunuz dünya başınıza yıkılıyor; nefes alamıyorsunuz. Trafik kazası geçiriyorsunuz bir uzvununuz kaybediyorsunuz; hayatınız kararıyor; yaşama inancınızı kaybediyorsunuz. Sizi, hayatınızı güzelleştiren duyguların yokluğunda depresyona giriyoruz. Bunlardan herhangi birini yaşadığınızda hayatı sorgulamaya başlıyorsunuz.
Biz eksilmeye başladığımızda çok küçüktüm. Gerçekten çok küçük, 2 yaşındaydım. Ama büyük bir aileydik. Sonra babam eksildi hayatımızda. Ailemizi bir arada tutan annem başımızdaydı. Ah yüreği güzel, asil annem. O gitti biz darmadağın olduk. Öyle bir eksiklikti ki, aile kavramını da aldı götürdü. Sonra benim diğer yanım, ikiz kardeşim öldü. İşte o vakit kelimenin tek anlamıyla “eksik” kaldım. Mesela 2005 yılı hayatımda eksik. 20. yaşım var ama o yaşımda yaşadıklarım zihnimde eksik.
Vücudun kırık omuza takılan platini kabul etmemesi gibi onun yokluğunu kabullenemedim. Beni eksik bırakmasına kızdım. Gece gündüz her vakit ona söylendim. Sonra tabi bir kabulleniş süreci başladı. Çünkü sağlık sorunlarım nüksetmişti. Ve bu durum bende farkındalık yaratmaya başladı. “Eksiği” kabul etme daha doğrusu edebilmek yaşamınızı sürdürebilmeniz için çok önemli.
Ben kendime geldiğimde 1 yıl geçmişti ve 58 kilodan 78 kiloya çıkmış bir şekilde ağrılarla sızılarla bir hayat yaşıyordum.
Durdum.
Aklı selim bir şekilde düşünmeye çalıştım. Aslında kendimdeydim. Üniversite son sınıftaydım. Hayat akıyor hem de hiç acımadan hızlıca.
Her gün okul çıkışı deniz kenarına gidiyorum. Hayatın nasıl aktığını uzun uzun izliyorum. Deniz’le konuşuyorum, bağırıyorum, ağlıyorum. Arkadaş olmuştuk kendisiyle. Zaten ben dertlerimi hep doğaya anlatırım. Doğanın o canlı döngüsü beni yaşama bağlıyor. Tabi o vakit yaşamak denilirse…
Ama iyi yanı artık uyanışa geçmiştim. Eksikliği kabul edip, onunla nasıl mücadele edebilmenin yollarını aramaya başlamıştım.
Bence burada önemli olan eksikliğin yarattığı acı duygusunu sonuna kadar yaşamış olmam. Deneyimlerim bana der ki; sevinç ya da keder her ne ise onu en uç noktalarda yaşamış olmak, onlarla tanışmak senin düzlüğe çıkmanı kolaylaştıracaktır.
Çünkü şunu da biliyorum o düştüğün kuyudan sen istemediğin ve hazır olmadığın sürece kimse seni çıkaramaz.
Benim de eksikliklerimi kabullenme evrem bu şekilde oldu. Her seferinde yokluklarını ve acılarını en dibe düşerek, kaybolarak yaşamaya izin verdim.

Hayatımda 4 kişiyi toprağa vermenin verdiği farkındalıkla yaşıyorum.
Bugün 21 mayıs ve ben 38 yaşına girdim. Eksik miyim? Evet.
Ama hayattayım, nefes alıyorum ve bunun benim için bir lütuf olduğunu gördüm.
Bu kadar erken kayıplardan sonra edindiğim hayat mottom; “mutlu yaşa, mutlu öl”.

Şimdi bunun için yaşıyorum.
Mutluyum.
Çoğalıyorum.
Üretiyorum.
İlham alıyorum, ilham oluyorum.
Yüreklere dokunuyorum.

Eğer hayattaysanız ve nefes alıyorsanız tadını çıkarın. Varlığınızla beraber çok özelsiniz demektir.
Beraber mutlu yıllarımız olsun.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevgiyle kalın...
Gül
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments